Yatırım Portföyünde Döviz Varlık Ne Kadar Olmalı?

2021 benim için ve portföyüm için nasıl bir yıl oldu, bir değerlendirme yazısının vaktidir. Yatırımlarım ‘kendimce’ bilinçli bir çeşitlendirmeyle, yatırım fonu, hisse senedi, altın, döviz ve gayrimenkul olarak farklılaşmış ve bütünün içinde farklı ağırlıklarla dağılmış durumda. Ailece tasarruf ve yatırım sürecimizin en verimli adımı, uzun vadeli bir borçlanma, yani kredi ile konut alımı idi. 2009“Yatırım Portföyünde Döviz Varlık Ne Kadar Olmalı?” yazısının devamını oku

Ne Piyasa Ama!

Sarsıcı bir hafta yaşadık. Her açıdan hem de. 18 TL’ nin üzerine tırmanan doları da, 2.300 puanın eşiğinden dönen BIST 100 Endeksini de aynı haftada gördük hep beraber. Türk Lirasının bir saklama ve değer koruma aracı olarak ‘niteliğini kaybetme riskinin’ ekonomistler tarafından daha sık dile getirildiği bir ortamda, ekonomi yönetimince dile getirilen ‘değersiz TL ile“Ne Piyasa Ama!” yazısının devamını oku

Borsa İstanbul rekoru bir yanılgı mı?

Tasarruflarımı yatırıma yönlendirme sürecimin en önemli kısmı hazırlık aşamasıydı. En uzun kısım bu oldu diyebilirim. Önceliği duygularıma vererek, hangi yatırıma uygun olduğumu tartmaya ve anlamaya çalıştım. Okuduğum kitaplar, izlediğim videolar ve edindiğim fikirlerle bazı konularda daha sağlam bilgi setleri oluşturdum kendime. Ya da en azından, geçmişteki ‘ben’e göre daha iyi seviyede bir yatırım anlayışı diyelim“Borsa İstanbul rekoru bir yanılgı mı?” yazısının devamını oku

Tematik Fonlar: Bugün mü,gelecek mi?

Sevgili dostlar, Prof.Dr.Serra Eren Sarıoğlu’nun yönetici ortağı olduğu İyi Gelir Platformu’nun Youtube kanalında konuk olduğum ‘Tematik Fonlar’ konulu sohbetimizin içeriğini paylaşmak istiyorum. Sohbet esnasında kullandığım bilgiler 06/09/2021 tarihli TEFAS verileridir. Yararlı bulmanız dileğiyle, Keyifli okumalar dilerim. Yatırım fonlarıyla ilgilenen yatırımcıların ismini sıklıkla duyduğu, Youtube kanalında bilgilendirici videolarını izlediği, İyi Gelir ’in Twitter’da gerçekleştirdiği Sıra Fon“Tematik Fonlar: Bugün mü,gelecek mi?” yazısının devamını oku

Sabır bizi nereye ulaştırır?

Hayatın akışı içinde planlama yapmak, çoğu zaman hep aklımızdan geçen; ancak pek de uygulayamadığımız davranış biçimi sanki. İnsan, kimi zaman bir doğum gününde, kimi zaman sıradan bir yılbaşı gecesi, değiştirmek istediği şeylerle ilgili bir söz verir kendisine içten içe; der ki ‘artık bundan sonra böyle yapacağım!’ ‘O an’ için kendimize moral veren bir iç sözün“Sabır bizi nereye ulaştırır?” yazısının devamını oku

Covid-19’da Sağlık Çalışanı olmak: Yaşatabilmek ve Yaşayabilmek İkilemi

Giriş 31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü Çin Ülke Ofisi, bilinmeyen bir vaka tipini kayıtlara geçirirken, adres olarak da Çin’in Hubei eyaletindeki Wuhan şehrini göstermişti. Bu vaka tipi, 7 Ocak 2020’de daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni tip koronavirüs olarak literatüre geçiyor ve Covid-19 olarak tanımlanıyordu.        Tarih 11 Mart 2020’ye geldiğinde, salgının çıkış yeri“Covid-19’da Sağlık Çalışanı olmak: Yaşatabilmek ve Yaşayabilmek İkilemi” yazısının devamını oku

Borsa Günlüklerim ( Başlangıç )

Borsa yatırımında öğrendiklerimiz çoğunlukla deneyimle oluyor. Zira hisse senedi, duygularımızı ve korkularımızı da yönetmeyi gerektiren bir yatırım. Strateji tarafında rasyonel bilgiden ve kendi davranış setinizden referans almıyorsanız, sonuçlanan süreç ‘hata’ oluyor. Hisse yatırımında hata ise; eğer bazı temel kurallara uymadan ‘bir tüyo’ ile girdiyseniz; veya bir uzmandan tavsiye almadan tüm portföyünüzü hisseye koyduysanız; finansal açıdan“Borsa Günlüklerim ( Başlangıç )” yazısının devamını oku

Sadeliğin gücü

Bir çoğumuz için geçerlidir sanırım, Günlük hayat koşturmasında bazen neyi neden tükettiğimizi bilemiyor, sonrasında neden aldığımızı bile hatırlamadığımız bir sürü objeye, alt alta topladığımızda önemli paralar ödediğimizi fark ediyoruz. Cep telefonunu geçtim, çoğumuzun cep telefonu kılıf sayısı bile birden fazla. İkincisini, üçüncüsünü veya sekizincisini almak için türlü türlü sebep var. Modeli eskiyince güzel kılıf bulamam“Sadeliğin gücü” yazısının devamını oku

Hayatın tadı

Ne kadar güçlü ve öz güvenli olursak olalım; önemli kararlar öncesinde insan bazen kendisini cesaretlendirecek, sözleriyle olmasa bile gözleriyle, vücut diliyle bunu gösteren bir ‘başkasına’ ihtiyaç duyuyor. En karmaşık duygu yumağından çıkabilmek için de, en rasyonel karar ortadayken bile, o kararı benimseyebilmek için de lazım oluyor bu. Olumlanmayı seviyoruz. Verdiğimiz kararların kritiğini sevdiğimiz insanlarla yaparken,“Hayatın tadı” yazısının devamını oku

Ya bütün hesaplarımız yanlışsa?

Deprem öyle bir travma ki, yarattığı etki çok sert oluyor; hepimize acı tüten hikayeler bırakıyor. İzmir depremi de bunlardan biriydi ve daha çok taze. Yaşadığımız çağda acı olan, bunun hepimizin başına gelebilecek bir olay olması. Deprem kuşağında yaşayan bir ülkenin insanları olarak maalesef, 21.yüzyılın içinde, sağlıklı barınma hakkını ‘standart’ bir kazanım yapamadık. Bilimsel gerçeklerden uzak, rant içerikli yapılaşma devam etti. Travma, ülkemizi bu kez bir metropolde yakaladı.