Hayatın tadı

Ne kadar güçlü ve öz güvenli olursak olalım; önemli kararlar öncesinde insan bazen kendisini cesaretlendirecek, sözleriyle olmasa bile gözleriyle, vücut diliyle bunu gösteren bir ‘başkasına’ ihtiyaç duyuyor. En karmaşık duygu yumağından çıkabilmek için de, en rasyonel karar ortadayken bile, o kararı benimseyebilmek için de lazım oluyor bu. Olumlanmayı seviyoruz. Verdiğimiz kararların kritiğini sevdiğimiz insanlarla yaparken,“Hayatın tadı” yazısının devamını oku

Ya bütün hesaplarımız yanlışsa?

Deprem öyle bir travma ki, yarattığı etki çok sert oluyor; hepimize acı tüten hikayeler bırakıyor. İzmir depremi de bunlardan biriydi ve daha çok taze. Yaşadığımız çağda acı olan, bunun hepimizin başına gelebilecek bir olay olması. Deprem kuşağında yaşayan bir ülkenin insanları olarak maalesef, 21.yüzyılın içinde, sağlıklı barınma hakkını ‘standart’ bir kazanım yapamadık. Bilimsel gerçeklerden uzak, rant içerikli yapılaşma devam etti. Travma, ülkemizi bu kez bir metropolde yakaladı.